TÜRKİYE’NİN NÜFUS PROJEKSİYONLARI VE NÜFUS POLİTİKALARI

<!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:Tahoma; panose-1:2 11 6 4 3 5 4 4 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:1627421319 -2147483648 8 0 66047 0;} @font-face {font-family:Arial-Black; panose-1:0 0 0 0 0 0 0 0 0 0; mso-font-alt:Arial; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-format:other; mso-font-pitch:auto; mso-font-signature:7 0 0 0 17 0;} @font-face {font-family:TimesNewRomanPS-BoldItalicMT; panose-1:0 0 0 0 0 0 0 0 0 0; mso-font-alt:"Times New Roman"; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:roman; mso-font-format:other; mso-font-pitch:auto; mso-font-signature:7 0 0 0 17 0;} @font-face {font-family:TimesNewRomanPS-ItalicMT; panose-1:0 0 0 0 0 0 0 0 0 0; mso-font-alt:"Times New Roman"; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:roman; mso-font-format:other; mso-font-pitch:auto; mso-font-signature:7 0 0 0 17 0;} @font-face {font-family:TimesNewRomanPSMT; panose-1:0 0 0 0 0 0 0 0 0 0; mso-font-alt:"Times New Roman"; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:roman; mso-font-format:other; mso-font-pitch:auto; mso-font-signature:7 0 0 0 17 0;} @font-face {font-family:TimesNewRomanPS-BoldMT; panose-1:0 0 0 0 0 0 0 0 0 0; mso-font-alt:"Times New Roman"; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:roman; mso-font-format:other; mso-font-pitch:auto; mso-font-signature:7 0 0 0 17 0;} @font-face {font-family:SymbolMT; panose-1:0 0 0 0 0 0 0 0 0 0; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:auto; mso-font-format:other; mso-font-pitch:auto; mso-font-signature:5 0 0 0 16 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:""; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:35.95pt 27.0pt 26.95pt 36.0pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} -->

TÜRKİYE’NİN NÜFUS PROJEKSİYONLARI VE NÜFUS POLİTİKALARI

Ersin GÜNGÖRDÜ

G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi, Ortaöğretim Sosyal Alanlar Eğitimi Bölümü, Ankara.

Özet

Bu çalışmada ülkelerin gelecek yıllardaki nüfus tahminlerinde önemli yer tutan nüfus projeksiyonlarının Türkiye’de ki durumunun neleri gösterdiği incelemektedir. Ayrıca çalışmada bu projeksiyonlar ışığı altında Türkiye’de uygulanan nüfus politikalarının siyasi, ekonomik ve

sosyal yönden nasıl bir gelişme gösterdiği üzerinde durulmuştur.

Giriş

Türkiye nüfusundaki bekleyişler çeşitli nüfus artış hızlarına göre yapılan projeksiyonların hesaplarında ortaya konulmuştur. Nitekim yapılacak basit bir projeksiyon hesabı ile tahminleri 2000, 2010 ve 2020 yıllarına kadar çıkarmak mümkündür. Buna göre Türkiye’nin nüfusu 2000 yılında 70 milyon olacağı tahmin edilmiş ve sayım sonucunda bu değere ulaşıldığı görülmüştür. 2010 Yılında ise 85 milyon, 2020 yılında da 100 milyona ulaşacağı tahmin edilmektedir. Yıllık artış hızının yukarıda ki verilere göre 2.51, 2.50 ve 1.76 olacağını söyleyebiliriz.

Diğer taraftan nüfus artış hızı sabit ve 52 varsayım ile yapılan projeksiyon hesaplarında ülke nüfusunun 1995 yılında 61.754.000’e ulaşacağı tahmin edilmiş ve bunun böyle olduğu görülmüştür. Ancak Türk ve yabancı uzmanlar tarafından yapılan çeşitli hesaplamalarda ortak olan görüş, Türkiye’de doğum oranlarının gittikçe arttığı ve dolayısıyla nüfus artışının yükseldiğidir. Diğer taraftan D.P.T.’nin IV. Beş Yıllık Kalkınma Planında yer alan ve orta doğurganlık varsayımı altında yapılan hesaplara göre ise Türkiye’nin gelecekteki nüfusunun aşağıdaki gösterilen tablodaki rakamlara ulaşacağı tahmin edilmiştir.

 

Tablo 1. Türkiye’nin Nüfusu (Orta Doğurganlığa Göre) ()

Yıllar Nüfus (Bin) Yıllık Artış Hızı

1975 40.198 -

1980 44.856 21.9

1985 50.204 22.5

1990 56.012 21.9

1995 61.932 20.1

2000 67.795 18.1

Orta doğurganlık oranının 1995-2000 döneminde 24’e kadar düşeceği, ölüm oranlarının da gerileyerek 10’dan, 5.9’a düşeceği yapılan hesaplarda tahmin edilmiştir. Ancak önceki yıllarda yapılan bu oranlar gerçekleşmemiştir. Nüfus artış hızı ve büyüme oranı değişmediği takdirde Türkiye’nin iki katı nüfusa

sahip olması için 26 yıl gerekmektedir. Yapılan hesaplamalara göre nüfus artışı %1, %2 ve %3 olan ülkeler 69 yıl, 35 yıl ve 23 yıl sonra iki misli nüfusa sahip olacaklardır. Demografik analizlerde çok uzun dönemli projeksiyonların anlamlı olmadığı bilinmektedir. Çünkü projeksiyonlar, matematiksel formüllerle nüfus konusunda ileriye dönük tahminler yapar. Ancak bu tahminler, normal şartlar göz önüne alınarak yapıldığı

için ülkelerin siyasi, sosyal ve ekonomik yapılarında meydana gelen değişiklikler ve huzursuzluklar dolayısıyla tutarsızlıklar arz etmektedir.

Türkiye’de Uygulanan Nüfus Politikaları

Planlı dönem başlangıcından bu yana, kalkınma planları ile nüfus politikasının yasallaştığı görülmektedir. 1960’larda D.P.T.’nin kurulması ile D.P.T. ve Sağlık Bakanlığı tarafından 1960 öncesi nüfus artışını teşvik eden pronatalist nüfus politikasının değiştirilmesi üzerinde tartışmalar başlatılmıştır.

1. Beş Yıllık Kalkınma Planında yeni bir nüfus politikasından söz edilmektedir. Hızlı nüfus artışının ekonomik gelişmeyi engellediği görüşünden hareketle, nüfus planlamasına dayalı bir nüfus politikasının gereği sunulmuştur. Bu politika antikontraseptif yasaların değiştirilmesini, sağlık personelinin nüfus planlaması konusunda, isteyenlere gebeliği önleyici yöntemler konusunda bilgi verilmesini kontraseptiflerin ücretsiz dağıtımını içermektedir.

2. Beş Yıllık Kalkınma Planında ise, konuya yaklaşım açısı değişmekte, “nüfus planlaması” deyiminin yerini “aile planlaması” deyimi almaktadır. İkinci plan döneminde konuya bakış açısı değişirken aynı zamanda hükümetlerin ilgisinin azaldığı izlenmektedir.

3. Beş Yıllık Kalkınma Planında ise aile planlamasının sağlık hizmetlerinde ayrılamayacağını dolayısıyla ana ve çocuk sağlığı ile aile planlaması hizmetlerinin birleştirilmesi gereği ortaya konmuş ve ilgili kuruluşlar arası işbirliğine önem verilmesi kararlaştırılmıştır.

4. Beş Yıllık Kalkınma Planında sosyal, ekonomik ve Demografik faktörlerin karşılıklı etkilerini ve nüfus politikasının, sosyal ve ekonomik politikaların bir türevi olduğu vurgulanmıştır. Yüksek bebek ölüm hızının ve yetersiz ana-çocuk sağlığı hizmetlerinin birer nüfus sorunu olduğu belirtilmiştir. Ayrıca aile planlamasının,

ana-çocuk sağlığı hizmetleriyle birlikte ele alınması gereği üzerinde durulmuştur.

5. Beş Yıllık Kalkınma Planında ise belirgin bir aile planlaması uygulaması dile getirilmemiştir. Temel ilkenin nüfus kalitesinin yükseltilmesi olduğu belirtilmiştir.

6. Beş Yıllık Kalkınma Planında yüksek nüfus artışının istenen ekonomik büyüme ve sosyal gelişmeyi engellediği görüşünden hareketle, nüfus artış hızını azaltmaya yönelik politika ve programların uygulanması öngörülmüştür.

7. Beş Yıllık Kalkınma Planında ise hızlı nüfus artışının, bireylerin refah açısından daha fazla pay alabilmesini ve ekonominin değişim sürecinin daha hızlı gelişmesini engellediği, sürdürülebilir kalkınma çabalarını güçleştirdiğini, konut, sağlık, eğitim ve altyapıya olan ihtiyacı arttırdığı belirtilmektedir. Ayrıca aile planlaması

hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve hizmet sunumunda etkinliğin arttırılması ihtiyacının önemini koruduğu vurgulanmaktadır. Stratejinin temel yapısal değişim projeleri bölümünde, birey refahını daha hızlı arttırabilmek için nüfus artış hızını yavaşlatmak ve kalkınma hedefleriyle uyumlu bir nüfus yapısını oluşturmak temel

amaç olarak yer almıştır.

Türkiye’de Siyasi, Ekonomik ve Sosyal Nüfus Politikaları

Sosyal Yönleriyle Nüfus Politikaları

1963 yılında Bakanlar Kurulu tarafından TBMM’ye sunulan Nüfus Planlaması Kanun Tasarısı 10 Nisan 1965 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak, 557 sayılı Nüfus Planlaması Kanunu adıyla yürürlüğe girmiştir. Nüfus Planlaması Kanununun temel hükümleri aşağıdaki gibidir.

“Nüfus planlaması fertlerin istedikleri sayıda ve istedikleri zaman çocuk sahibi olmaları demektir. Bu husus, gebeliği önleyici tedbirlerle sağlanır. Tıbbi zaruretler dışında gebelik sona erdirilemez veya sterilizasyon veya kastrasyon ameliyatı yapılamaz”.

Nüfus planlaması zaruretinin duyurulması ve bu hususlarda eğitim, öğretim ve uygulama Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’nca hazırlanacak bir yönetmelik esaslarına göre askeri, resmi ve gönüllülüğü esas alan teşekküller ile işbirliği yaparak yürütülür. Bu amaçla, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı özel teşkilat kurmaya ve

gebeliği önleyici ilaç ve araçları ihtiyacı olanlara parasız ve maliyetinden aşağı fiyatla vermeye veya verdirmeye veya sattırmak için tedbir almaya yetkilidir. Nüfus planlamasında kullanılacak araç ve ilaçların yeterliliği ile uygulamaya ait yönetmelik Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı tarafından aralarında tıp fakülteleri öğretim

üyelerinin de bulunduğu bir komisyon, yazılı görüşleri alınmak suretiyle hazırlanmıştır. Nüfusun sosyal yapısı, dikkatlice uygulanacak nüfus politikalarında ele alınmadığı zaman; gecekondu, anarşi, işsizlik, boşanmalar, adi polisiye olaylarda artış ve sosyal patlamalar git gide hız kazanır.

Ekonomik Yönleriyle Nüfus Politikaları

Hızlı nüfus artışını hedef alan Türkiye’nin ilk nüfus politikası bu amacını şu iki ekonomik nedene dayandırıyordu. Birincisi, Türkiye’nin boş duran tabii kaynaklarını işletmek, uygulanan tekniği modernleştirmek, ikincisi ise, hızlı çoğalma ile ülkedeki sosyal işbölümü ve ihtisaslaşmayı sağlamak.

I. Beş Yıllık Kalkınma Planında hızlı nüfus artışının, milli gelir artışının önünde olması nedeniyle meydana gelebilecek ekonomik sorunları önleme amacını taşıyan bir nüfus politikası izlenmiştir. Nüfus artışı, milli gelirdeki artış hızı önünde olduğu sürece;

Ekonominin gelişmişliğinin bir ölçüsü olan kişi başında gelir artışı ağırlaşacaktır.

Hızlı nüfus artışı yatırımların niteliğini etkileyecek, ekonomik yatırımlar yerine demografik yatırımların yapılmasını zorunlu kılacaktır.

Ülkenin küçük yaşlardaki nüfusu arttığından, tüketim ihtiyacı da artacaktır.

İşgücü arzı konusunda problemler çıkacaktır.

Bu nedenlerden dolayı, hızlı gelişmeye sekteye uğratacak, hızlı nüfus artışını daha da düşürecek söz konusu ekonomik konulara çözüm bulmak istenmiştir. Öte yandan, III. Beş Yıllık Kalkınma Planında da aynı politikanın izlendiğini görüyoruz. II. Beş Yıllık Kalkınma Planında ise, konunun uzun dönemde çözümlenmesi gereken bir sorun olduğu kabul edilmektedir. Ayrıca, zamanla değişen ve gelişen sosyo-ekonomik yapıyı yüksek doğurganlığın etkileyeceği görüşüne yer verilmektedir.

Siyasi Yönleriyle Nüfus Politikaları

TBMM’de 1922 yılında Atatürk tarafından yapılan bir konuşmada politik nedenlerden dolayı ülkenin nüfusunu artırma yönünden bir politika izlendiği görülmekte ve bu politikanın dayanak noktalarını şunlar oluşturmaktadır;

Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı nedeniyle erkek nüfus miktarının azalması,

Avrupa ülkelerinin Birinci Dünya Savaşının insan kırımı üzerindeki olumsuz

etkilerini gidermek üzere hızlı nüfus artış politikaları izlemeleri,

O tarihlerde Türkiye’de ölüm oranlarının yüksek olmaları nedeniyle nüfustaki azalmanın doğumlardaki artışla önlenmeye çalışması,

Fazla nüfusun bir ülke içindeki siyasi ve askeri güç sağladığı ve yeni kurulan Türkiye Cumhuriyetinin özgürlüğünü devam ettirmesinin bir şartı olduğu düşünceleri sayılabilir.

Bu dönemde hızlı nüfus artışını sağlamak için bir takım önlemler alınmıştır;

İlk kez 1929 yılında beş çocuktan fazla ailelerin yol vergisinden muaf tutulduğunu görüyoruz. Bundan başka, 1930 yılında altı veya daha fazla çocuklu ailelere bir madalya verilmesi kabul edilmiştir. Ayrıca, ülkede çocuk kaybını önlemek amacıyla 1936 yılında TC Kanunlarına çocuk aldırma işlemlerini ağır cezaya çarptıran müeyyideler getirilmiştir.

Başlangıçtan 1950-60 yılları da dahil olmak üzere nüfus politikalarında bir değişiklik olmamıştır. 1950 yılında iktidara yeni gelen hükümet nüfusun fazlalaşmasını isteyen bir politik tutum izlemiş fakat artışı sağlayacak her hangi etkili politika uygulamasına geçmemiştir.

1960’larda Türkiye’de nüfus politikası alanında önemli sayılabilecek bazı gelişmeler olmuştur. 1963-67 yıllarında uygulamaya konulan I. Beş Yıllık Kalkınma Planında yeni bir nüfus politikası oluşmaya başlamıştır. Bu yeni politika, ekonomik kalkınmaya olumsuz olarak etkilemesini önlemeye yönelik bir amaç taşımaktadır. Bunun için

gebeliği önleyici araçların ithalini ve satılmasını önleyen kanunların değiştirilmesi, isteyenlere bilgi verilmesini ve başlatılacak programları uygulayacak kişilerin eğitilmesi düşünülmüştür. Nüfus planlaması alanındaki hizmetleri yürütmek için 1965 yılında Sağlık Bakanlığına bağlı Nüfus Planlaması Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Nüfus Planlaması Kanunu ile “kişilere istediği zaman, istediği sayıda çocuk sahibi olma özgürlüğü tanınmıştır. 1968’de uygulamasına geçilen II. Beş Yıllık Kalkınma Planında politika “aile planlaması” olarak değişmiştir.

1973’ten sonra uygulanan III. Beş Yıllık Kalkınma Planında hızlı nüfus artışı uzun dönemde çözümlenmesi gereken sorun olarak ele alınmakta, ancak konuya ilişkin her hangi bir politika ve önleme rastlanmamaktadır.

Yorum Yaz